Sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2015 Pazar

ALİ KAZMA SERGİSİ’NDE, ZAMAN VE GİZEM





"Saat Ustası…" Artık çalışmayan bir 18. yy. Fransız saatinin tek tek parçalarına ayrılıp tekrar birleştirilerek tamir edilişini izliyoruz. Tellerin, zillerin, küçücük aletlerin, büyüteçlerin arasına karışıyoruz. Basamak şeklindeki araçlar, sarı altın düzenekler nasırlaşmış parmakların arasında pervane gibi dönmeye başlıyor birden. Akışın saf birlikteliği… Zamanın parçalanmasından, bir araya getirilişine dek Proust’un “Kayıp Zamanın İzinde”sine bir dokunuyorum o anda…



Ali Kazma’nın beklediğim sergisi Zamancı/ Timemaker, Arter’de. Sanatçı, 22 video art işi ile her bir duvarda, dünyanın baş döndürücü ritmi ile geziniyor.

Çekim yaptığı mekanlara tek başına girme tercihi, işlerinin içeriği ile ne kadar uyumlu!... Bu uyum, eserlere de yansıyor. Çalışma biçimini, masasını, ritüellerini sanatçının ve işinin parçası addederiz çoğu zaman… Bu nedenle Tomris Uyar’ın, Woolf’un, Tarkovski’nin günlüklerini de önemseriz. Fotoğrafçının, ressamın, heykeltıraşın atölyesinde olduğumda fotoğrafın, resmin içine girmiş gibi hissetmem işte bu sebeptendir…

“Ali Kazma çekimlere ayırdığı zaman sona erip saatlerce uzunlukta ham kayıtla baş başa kaldığında, kaydetmiş olduğu notları yanına düşer, onları birbirinden koparır, yerlerini değiştirir; zamanı imleyen rakamlar yapıtın gizli şifreleri gibi sayfalar boyunca devam eder.” Emre Baykal’ın da katalog yazısında aktardığı bu çalışma biçimi videoları notla, kayıtla, sezgiyle bütünlüyor.


Her duvarda ayrı ayrı izlediğimiz çalışmalardan serginin sürekliliğini birebir yansıttığını düşündüğüm ve yukarıda bahsettiğim Saat Ustası’nın yanında “Kristal” ve ”Rezistans” da hep aklımda kalacak.

Yeri gelmişken söyleyeyim, Arter’in hazırladığı veya hazırlattığı katalogların kitaplığımda güzel bir yeri var. Marc Quinn için hazırlanmış “ansiklopedi” dönüp okunanlardandı, Ali Kazma’nın bu sergisi için hazırlanan “fasikül” de öyle olacak…


Ali Kazma, 2012’de Barbara Polla’nın sorularını yanıtlarken, “Dünyanın gizemine ve karmaşıklığına bir şeyler ekleyebilen sanat yapıtlarını önemsiyorum,” diyor. Ali Kazma bu sergiyle elimden tutuyor, gizem ve karmaşanın belki de en kaotik kavramıyla, zaman'la macerayı anlatıyor; önemsediklerinin yanına oturuyor.



6 Ocak 2014 Pazartesi

Sanat Hukukunda Kavrayış, Politika ve Hakkaniyet


 
Yekta Kopan'ın Milliyet Sanat'taki Noktalı Virgül köşesine,  ülkemizde Sanat Hukuku hakkındaki mektubumla geçtiğimiz yılın kasım ayında konuk olmuştum.
 
 
 
Mektubun tamamını aşağıda okuyabilirsiniz.
 
 

              Sanat Hukukunda Kavrayış, Politika ve Hakkaniyet

 
Eser sahibinin haklarının ihlal edilmemesi, sanat kurumları ve taraflar açısından bir itibar meselesi olduğu kadar hukuki bir mesele. Sanat Hukukuna bakış ile hukuka genel bakış farklı yönlere düşmüyor. Hukukta hakkaniyete, hak aramaya, hakkını vermeye nasıl bakıyorsanız Sanat Hukukunda da bu böyle. Ama genel hukuk kurallarından ve Ticaret Hukukundan çok farklı, teknik, özel kurallarla…

Öncelikle sanat sektörü açısından kavrayış ve yasalar açısından politika gerekiyor.

KAVRAYIŞ: Konu sanatsa sıradan bir ticaret metasından ve anlayışından söz edilemez. Hâlâ kendi deyimiyle parasını verdiği anda şarkının, kitabın, video klibin, resmin vd. tüm sanat eserlerinin kayıtsız şartsız, tüm haklarıyla birlikte kendisine “ait” olduğunu sananlar var,  bu algı değişmeli. Çünkü sanatçının ve mirasçılarının mali ve manevi hakları, yasa gereği devam etmekte. Aralarında yapılan sözleşme ile mali hakların bir bölümü, o da sıralamak suretiyle yazıldığı takdirde geçerli olmak üzere, devredilebilir. İsmin belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men etmek gibi manevi hakların devri ise yasal olarak mümkün değil. Yasa, eser sahibini korumakta ve boşluk halinde eser sahibi lehine yoruma gidilmesi gerekmekte.

POLİTİKA: Anayasa m. 64’te yer alan “Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur,” ifadesi ise yeterli değil, eser sahiplerinin fikri mülkiyet hakkının korunduğu açıkça yer almalı . Sanatçı sadece “korunmalı” denilerek korunamaz. Neyi koruyacaksınız? Eser sahibinin ve mirasçılarının Fikri Mülkiyet Haklarını. Nedir bu haklar? Mali ve manevi haklar. 

Size sıkı bir örnek: Daha 1952’de FSEK hazırlanırken yasada yer alan ve “Eser sahibine eserin değerinde sonradan meydana gelen (ikinci, üçüncü satışlardan sonraki) artışlardan pay talep etme hakkı veren pay ve takip hakkı”nın uygulaması ile ilgili m. 45’te “Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir kararname ile belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde” deniyordu. Peki, plastik sanatlarla ilgili pek çok kişinin “en önemli sorun” olarak belirttiği bu hususa ilişkin kararname ne zaman mı çıkarıldı? 2010’da… İşte böyle olmamalı. Uygulamasını sorarsanız, hak kullanılmayı bekliyor, aranmayı bekliyor, emsal bekliyor. Daha da önemlisi daha dava açılmadan ressama, heykeltıraşa bu hakkın ayrılarak teslimini bekliyor.

YA ESER SAHİBİ, SANATÇI? Bu noktada, önemli olan hakların aranması. Genel hukuk kurallarına göre hakkınızı nasıl aramalıysanız, aynı anlayış Sanat Hukuku için de geçerli.

Peki hak aranıyor mu? Haklar bilinmiyor ki… Meslek birlikleri, gruplar, platformlar yolu ile bilinçlenmenin adım adım sağlanması ve var olan hakların kullanılması gerek. Sanat eseri, sıradan bir ticaret unsuru olamaz, değildir dedik. Nitelim Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun en önemli maddelerinden biri de mali hakların ihlali halinde verilen zararda rayiç değerin 3 katı tazminat istenebilmesi hususu. Yakın zamanda yürüttüğüm bir davada, daha davanın başında, çok detaylı hazırladığımız bir dilekçeyi takiben, karşı taraftaki müzik şirketi haksız olduklarını anlayarak eser sahibinin hakkını teslim etmek istediklerini bildirdiler, sonuçta uzlaştık. Peki bu nasıl oldu? Dava açarak oldu, ancak dava açarak…  Sanat sektörünün yasa yönünden özelliği teknik ve detaylı bir alan olması ise, kamuya yansıması açısından özelliği ise itibar üzerine kurulu olması ya da olması gerekliliği.

Eser sahiplerinin üzerinde durması gereken ise iki husus var: Birincisi, aynı önleyici hekimlikte olduğu gibi bir sözleşmeyi imzalamadan önce mutlaka (mümkünse bu konuda uzmanlaşmayı seçmiş) bir hukuk danışmanına, avukata başvurmak ve böylelikle iradesi dışında bir hususa imza atmadığından ve yasal haklarının korunduğundan emin olmak, ikincisi de hakkı ihlal edilirse ve şartları gerçekleşmişse mutlaka dava açmak. Çünkü Sanat Hukukundaki mücadele sadece o kişinin mücadelesi değil. Gerek kulaktan kulağa dolaşarak sektörde örnek oluşturuyor ve tarafları doğru harekete motive ediyor, gerek davanın sonuna dek gidildiği takdirde Yargıtay’dan gelecek emsal kararla sonrasında aynı sorunu yaşayanlara fayda sağlanıyor. Bu, sinema, plastik sanatlar, müzik ve diğer  tüm sanat alanları için geçerli.

Sonuçta Sanat Hukuku incelikli, detaylı, hassas bir konu.  Devlet politikası ve sektörün duruşu sağlam, belirleyici olmalı.

Ve bunların hepsi sanat, hukuk, hak ve itibar meselesi...

 Pınar Sönmez - Kasım 2013

13 Kasım 2013 Çarşamba

Sanat Eserlerinde Sahtecilik: Adli Bilimler Sempozyumu'nda, Cer Modern'de konuşacağız



MoMA’nın eski yöneticisi Thomas Hoving, "Sanat piyasasının en üst segmentinin tahminen %40’a varan oranda sahte eserlerden oluştuğunu," söylüyor. %40!
X.Adli Bilimler Sempozyumu 14-16 Kasım 2013 tarihleri arasında Ankara Cer Modern'de yapılacak.
Bu sene sempozyumun konusu, "Adli Bilimler ve Sanat."

15 Kasım 2013 tarihinde de Sanat Eserlerinde Sahtecilik'i konuşacağız.

13:30 – 15:00
SANAT ESERLERİNDE SAHTECİLİK

Oturum Başkanları:

Prof. Dr. Erdem Özkara (9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp AD)
Prof. Dr. Kemal Özmen (Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı)

Konuşmacılar:
Prof. Dr. Hüsnü Dökak (Hacettepe Üniversitesi Sanat Müzesi Müdürü)
Prof. Dr. Sacit Pekak (Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı)
Av. Pınar Sönmez (Fikri Mülkiyet ve Sanat Hukuku)
Özgen Acar (Gazeteci) Raffi Portakal (Antika Sanat Eseri Uzmanı)

Programın tamamı burada:

http://www.adlibilimlersempozyumu.com/program.html

Sempozyumu hazırlayanlara şimdiden teşekkür ederim, ne kadar sıkı çalışma içinde oldukları her adımlarından belli.
Ellerine, akıllarına sağlık...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...